Öne Çıkan Yayın

Şimdinin Kıyısında

Kırmızı bir gökyüzü için






Mutluluk marşı çalıyordu ardımızdan
Sert adımlarla çiğneyip geçtik bu şehri
Uzun bir aradan sonra farkedilmemiş bir kaç umut gibi
Sadece durmaktan vazgeçtik
Birseyler yapmalıydık , kulağa güzel gelen şeyler
Çimlere uzanabilirdik beraber
Güzel bi müzik eşliğinde gidebilirdik bu yerlerden
Daha önce aşkı tatmamış kasabalara el ele girebilirdik
Fazla bişey değil sadece dans edebilirdik
Parmak uçlarına kadar huzura doyabilirdik


Mesela;

Ağaçların keşfedilmemiş yerlerine minik süprizler bırakıp
Küçük sözcüklerle doldururduk ormanı
Konuşmadan susabilirdik
Daha iyi anlardık hem birbirimizi kim anlatabilmiş zaten ;
Gökyüzünün utandıgında kızardığını
Bulutların yukardan bize gülümsediğini
Kim bahsedebilmiş daha önce ;
Denizin o eşsiz pembeliğinden
Yosunların müziğe hafifçe eşlik ettiğinden
Köpek balıklarının küçük japon balıklarından korkup
Kelebeklerin biraz güzelliğe tav olduğundan..

Neyse ;
Herzaman söz edilir  beyazdan
Şimdi ben fuşya'yı anlatıp ,siyaha  sevdirmeye çalışıcam

Zoru dileyip, biraz sabredicem
Fısıldayıp ismini,  yagmurları sana özendiricem
Sonbahardan yara almadan geçip
Mutlak renkli özlemler biriktiricem




0 yorum:

Yorum Gönder